farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2014 Cumartesi


DUYARLILIK VE DUYGUSALLIK

Duygularımızın şefkat, sevgi gibi güzel isimleri, nefret, öfke gibi kötü isimleri olabilir. Sevgiye duyduğumuz ihtiyaç gibi, bazen öfkeye de ihtiyaç duyabiliriz. Neden kaynaklandığını fark etmiyorsa, duygular insanı körleştirir. Rüzgara kapılmış yaprak gibi savurup durur...
Duygusallık yanılsamadır. Duyarlılık farkındalıktır. 
Farkındalığımız arttıkça, duyarlılığımız artar, duygusallığımız azalır.

Duygularımızı yaratan, düşüncelerimizdir.
Aşk filmi izlerken duygusal, korku filmi izlerken ürkek, savaş filmi izlerken cesur, komedi filmi izlerken neşeli, dramatik bir film izlerken üzgün oluruz.
Bu duyguların hangisi senin? Hangisi kalbinden geliyor öyleyse?
Duyguları,zihnimizin algıladığı görüntüler yaratır. Bu yüzden sürekliliği yoktur. Bir an mutlusundur, bir an üzgün, ağlıyorsundur, bir an sonra gülebilirsin. Bu değişkenlik, farkındalık yoksa, kendi doğamızdan bizi uzaklaştırır.
Hangi düşüncemizin, hangi duyguyu doğurduğunu fark edebilmek, bizi kendimize tanık yapar. İşte o zaman, kendi dünyamızın farkında olarak yaşamaya başlarız...Orada duyguların esareti bitmiştir, özgürlük başlar...


Yapmak istemediğin şeyleri yapmak, yaşaman gerekmeyen bir hayatı yaşamak demek,ruhunu baskılamaktır.
Ruhunu baskılamak, olmadığın kimse olmak, özüne yabancılaşmaktır.
Bu, kendini yok etmek, yavaşça zehirlenmek ve yavaş yavaş intihar etmektir.
İnsan neden kendini baskılamayı seçer?
İnsan kendine, ruhuna neden zulmeder? Zulüm yaptığının ne kadar farkındadır?
Yaşadığını zanneden bedenlerin içinde, ölü ruhlar...
Yaşamak için, hepimiz şansı hak ediyoruz.
Bu şans bize başkası tarafından verilmeyecek,kendimiz yaratacağız....


Ayşe Sarı
www.aysesari.com


20 Eylül 2014 Cumartesi

"MUTLU YAŞAMI YARATMA" ATÖLYESİ


                         "MUTLU YAŞAMI YARATMA"  ATÖLYE ÇALIŞMASI




Pozitif Atölye'de "Mutlu Yaşamı Yaratma" atölye çalışmamız başlıyor.

Günlük yaşamımız içerisinde, bazen başa çıkmakta zorlandığımız durumlar yaşayabilir,nasıl davransam, ne yapsam yada niye hep böyle oluyor dediğimiz durumlar yaşayabiliriz.Bazen çok emin olduğumuz konularda bile soru işaretlerimiz, acabalarımız olabiliyor.

"Mutlu Yaşamı Yaratma" atölye çalışmasının amacı, farkındalığımızı arttırarak, hayatımıza yeniden biçim vermek,sorunlarımıza çözüm üretmek,günlük yaşamın üzerimizde yarattığı stresi azaltıp, huzur ve mutluluğa dönüştürmenin yollarını öğrenmektir.
Bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu bir zamanda yaşıyoruz.Hepimizin sahip olduğu yada kolaylıkla öğrenebildiği bilgileri hayatımıza uygulama konusunda sıkıntılarımız var.Bu çalışma, duyduğumuz,bildiğimiz ama bir türlü gerçekleştiremediklerimizi hayata geçirmeyi öğretiyor.

Ayşe SARI

Atölye çalışmamız 23 Eylül Salı günü başlayacaktır.
Hafta içi sabah  Salı  ve  Perşembe  günleri 11.00-12.30
Hafta içi akşam  Çarşamba günleri  19.30-21.00 saatlerinde
Atölye Katılım ücreti 30 Liradır.

Katılımcıların, önceden rezervasyon yaptırmaları rica olunur.
e-mail: ayse.sari74@gmail.com
Gsm:0535 396 91 26












3 Haziran 2014 Salı





KUTSAL HAZİNE

Hayat, her şeyiyle bir bütündür. Eğrisiyle, doğrusuyla, güzeliyle ve çirkiniyle. Herşey bize ışık tutmak, karanlıkta kalan, bilmediğimiz yönlerimize dikkatimizi yöneltmemiz için hayatımızda yer alır. Fark edebilelim diye tesadüfler vardır, şanssızlıklar, şanslar, hay aksi dediklerimiz, iyiki olmuş dediklerimiz. Böyle olacağını hiç düşünememiştim dediğimiz bir dolu şey.
Facebookta, bir ara popüler bir oyun vardı. Zaman Tüneli. Hiç oynadınız mı bilmiyorum? Oyun sevmediğim halde, çok oynamıştım. Oyunda dağınık bir oda, veya bir sokak, insanlar, kısaca günlük hayattan görüntüler veriliyor, görüntülerin arasına saklanmış nesneleri bulmanız isteniyordu. Bulamadığınız zaman ipucu kullandığınızda, o nesnenin görüntüsü daha aydınlık veriliyordu ki, siz hemen fark edin diye. Bazen, gözümün önünde duran nesneyi, üzerine ışık gelince farkettiğimde öyle şaşırırdım ki.. Aaa, gözümün önündeymiş..
Gerçek hayatımızda da, kaç kez kurduk kim bilir aynı cümleyi. Nasıl fark etmemişim, nasıl anlamamışım dediğimiz birçok durum olmuştur eminim. Sizin olmasa da, benim böyle durumlarım var. Farkında olmamıza engel olan karanlığımız hepimizin içinde var. Gizlenmiş kaygılar, endişeler, gelecek korkularımız.. Bazen umudumuzu yitirmemek adına da kendi gerçeğimizden kaçmak için ürettiğimiz bahanelerimiz... Yüzleşmek istemediğimiz gerçekleri gizlemek için, zihnimiz öyle güzel bahaneler üretir ki, şaşar kalırsınız.
Gölge taraflarımızı fark edebilelim diye, kaderimizi parlatalım diye, evrenin ışık oyunlarıdır canımızı sıkan şeyler.Eskileirn deyimiyle, her şerde, bir hayır var durumu.. Keşke olmasaydı dediğiniz her olayda fark etmeniz gereken bir gölge yanınız vardır. Fark etmezseniz, kör gözüm parmağına misali tekrar eder durur, kırık plak gibi. Bana tasavvuf eğitimi veren hocam, şikayet ettiğimde hep, plağı nerede çatlattın diye sorardı. Yaşamımızdaki her şey,  negatif ve pozitif, bizim ruhumuzu özgürleştirmemiz için görev yapar. Yeter ki, ışığı üzerine tutun ve gizlenmiş korkuları aydınlatın. Buda bana ait, buda benim duygum diyerek sizde kendinizi artınızla eksinizle bir bütün olarak kabul edin. Beğenmediğiniz yönlerinizi red edip, gizlemeye çalışmayın. Bırakın herkes, sizi olduğunuz halinizle kabul etsin, böyle sevsin. Kendiniz şekle sokmakla uğraşmayın. Ömür dediğimiz vakti, kendimizi ve etrafımız şekle sokarak değil, yaşamın tadına varmak için kullanalım. Hepimizin içinde, kimsenin görmediği, bazen kendimizin bile unuttuğu bir çocuk var, sahip olduğumuz en kıymetli hazinemiz.
Çocuk neden hazinemiz hiç düşündünüz mü? Taşıdığı saf sevgiden. Saf ve masum sevgi, sadece çocuklarda vardır. İçimizdeki çocuk bu yüzden çok değerli. Ona şefkatli davranın. Kendinizi sevin önce, tüm yanlışlarınız ve doğrularınızla, bir bütün halinde. Kendinizi ikiye bölmeyin. Doğallık ve masumiyet, insanın yaşamında, kendine verebileceği en büyük hediyedir. Kendinizi şımartın. Siz bunu hak ediyorsunuz.


İçimizdeki çocuk hep coşkuyla yaşasın, sevgiyle..

Ayşe Sarı
www.aysesari.com

“Toprakta açan güller solar gider, gönülde açan güller daimidir”Hz. Mevlana